VAKALAR VE KAYNAKLAR HAKKINDA
Bu kitapta kullanılan şirket örnekleri, başarı hikâyesi anlatmak veya belirli girişimleri örnek alınacak kahramanlara dönüştürmek amacıyla seçilmedi. Bir vaka ancak tartışılan iletişim problemini somutlaştırdığı, hakkında doğrulanabilir bilgi bulunduğu ve olayın yalnızca şirketin kendi pazarlama anlatısından ibaret olmadığı ölçüde değerlidir. Bu nedenle mümkün olan yerlerde düzenleyici kurum kararları, mahkeme ve uyuşmazlık çözüm mercilerinin kayıtları, halka arz ve yatırımcı belgeleri, şirketlerin resmî teknik raporları, yıllık raporlar ve doğrudan kurucu açıklamaları kullanıldı. Bir şirketin kendi sitesinde yaptığı açıklama, o şirketin ne söylediğini doğrulayan birincil kaynaktır; açıklamanın dış dünyadaki bütün sonuçlarını bağımsız biçimde doğruladığı anlamına gelmez. Bu ayrım kitap boyunca özellikle korunmaya çalışıldı.
Girişimcilik kültürü geçmişi geriye doğru düzeltmeye çok yatkındır. Başarılı şirketlerin kuruluş anları yıllar sonra daha düzenli, daha kaçınılmaz ve daha kahramanca anlatılabilir; başarısızlıklar geçici ayrıntılara, başarılar ise baştan beri var olan büyük vizyona bağlanabilir. Benzer biçimde yatırım turları, kullanıcı sayıları, yapay zekâ verimliliği veya kriz sonrası toparlanma rakamları şirket tarafından doğru olmakla birlikte yalnızca belirli bir açıdan seçilmiş olabilir. Bu nedenle vakalar kullanılırken yalnız “ne oldu?” sorusu değil, “bu bilgiyi kim söylüyor, hangi tarihte söylüyor, hangi ölçümle söylüyor ve daha sonra ne oldu?” soruları da önemlidir. Klarna’nın yapay zekâ müşteri hizmeti örneğinde ilk verimlilik açıklamasını sonraki strateji değişikliğiyle birlikte ele almamızın, Theranos’u kurucu efsanesi üzerinden değil SEC dosyaları üzerinden okumamızın nedeni budur.
Kaynakların bulunması, bir iddiayı otomatik olarak doğru yapmaz. Resmî şirket belgeleri de belirli bir kurumsal bakış taşır; düzenleyici kurumların suçlamaları nihai mahkeme kararı olmayabilir; dava dosyası ile mahkûmiyet, iddia ile uzlaşma, şirket açıklaması ile bağımsız tespit aynı kanıt gücüne sahip değildir. Metinde bu farkların kaybolmaması için “SEC suçladı”, “mahkeme karar verdi”, “şirket açıkladı”, “Reuters aktardı” gibi ifadeler özellikle korunmuştur. Okurun kaynakların niteliğini görebilmesi için her bölümün sonunda vaka ve veri kaynakları ayrıca verilmiştir.
Bu yaklaşım kitabın temel tezinin kaynak kullanımındaki karşılığıdır: İletişim gerçeğin yerine geçmemelidir. Bir vakanın çok iyi hikâye olması, onu kullanmak için yeterli değildir. Girişimcilik dünyasında dolaşan fakat kaynağı bulunamayan etkileyici rakamlar, yıllar içinde değişmiş şirket uygulamalarının hâlâ geçerliymiş gibi aktarılması ve sonradan üretilmiş kurucu mitleri bu nedenle özellikle dışarıda bırakılmıştır. Kitaptaki örneklerin amacı okura “bunu aynen yap” demek değil; belirli bir kararın hangi koşullarda işe yaradığını, nerede sınırına ulaştığını ve iletişim ile gerçek arasındaki ilişkinin sonuçlarını incelemektir.
Bu sahne sende ne bıraktı?